Blog

KOLYE

Ayla derslerinde çok başarılıydı. Matematik bölümü okuyordu. Mutlu bir ailesi vardı. Arkadaşları ile arası da çok iyiydi. Ama Ayla bunlara rağmen hep kendini eksik hissediyordu. Sanki içinde bir boşluk vardı. Bu eksikliğin ne olduğunu da bilemiyordu. Mutsuz değildi ama mutlu da değildi. Her günü aynı geçiyordu. Ne yapacağını bilemiyordu Ayla. Bir şey olmalıydı hayatında. Heyecan istiyordu ve asla bulamıyordu.

Bu durum gittikçe daha da kötüleşmeye başladı. Ayla’ nın arkadaşları onun mutsuz olduğunu fark etmeye başladılar. Ne yapsalar da bu durumu düzeltemiyorlardı. Ayla’ ya bir kursa yazılmasını söyledi bir arkadaşı. Ayla çok güzel resim çizebiliyordu. Arkadaşının ısrarlarına dayanamayıp resim kursunun yolunu tuttu. Hiç istemese de kursa kayıt yaptırdı. Kurstan çıkarken karşıda bir kitapçı gördü. O güne özel de indirim vardı. Ayla birkaç kitap, kurs için boya, kalem, fırça ve defter bakmak için o kalabalık kitapçıya gitmeye karar verdi.

Tam içeriye girecek iken kitapçının önünde çok güzel bir araba durdu. Daha önce hiç bu kadar güzel araba görmemişti Ayla. İçinden 1.80 boylarında kumral ve çok soğukkanlı gibi görünen yakışıklı bir adam indi. Adam tahminen 28, en fazla 29 yaşındaydı. Ayla adamı gördüğü an bayılacakmış gibi oldu. Suratı alev alev yanıyordu. Yüzüm domates gibi mi görünüyor diye düşündü bir an. Olduğu yerden asla kıpırdayamıyordu. Adım attığı an düşeceğine emindi çünkü. Kitapçıda çalışan yaşlı amca, adamı görünce hızla kapıya koştu ve onu karşıladı. Kerem dedi.  Adı Kerem diye tekrarlayıp durdu içinden Ayla.

Kerem tam içeri girecekken Ayla’ nın boynundaki yıldızlı kolyeyi fark etti. Kerem o an hatırladı. Küçükken parkta bu kolyeyi o vermişti Ayla’ ya. Kerem kocaman gülümsedi ve Ayla’ ya  doğru yürümeye başladı. Aniden sımsıkı sarıldı ona. “Bu kolyeyi sana ben vermiştim ve seni o parkta hep bekledim ama sen hiç gelmedin” dedi. Ayla da hep bu kolyeyi veren çocuğu tekrar görmek istemişti ama o mahalleden taşınmışlardı. Yıllar sonra yıldızlı kolye birleştirdi onları ve onlar bir daha hiç birbirlerini kaybetmediler.

Yorumlar

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir