|
Dedikoducu Yol Arkadaşım |
Oldum olası tek başıma seyahat etmekten çok hoşlanırım. Buz gibi soğuk duran yollarda sıcacık hikayeler içimi ısıtır. Kalabalığın ortsında kimseler bana karışmadan kitap okumak, dergi karıştırmak bana değişik bir keyif verir. Şöförle, yolcularla didişen kaprisli yolcular bile beni rahatsız edmez.
Sedece bir kez huyumu hayata geçiremedim. Öyle bir anı ki benim için her otobüse bindiğimde tebessüm ettirir beni bu hikaye. Yine herzamanki gibi otogara gittim, bietimi aldım. Bir süre bekledikten sonra diğer yolcularla birlikte otobüse bindim. Yerime oturdum, tam eşyalarımı yerleştirirken yolculuğumu reklendiren o tatlı kadın geldi. Aslında çok sevimli, çok sevecen bir kadındı. Ama sağolsun tek sayfa okutturmadı.
Merhabalaşmadan, nereye muhabbetinden sonra bana elimdeki kitabın konusunu sordu. Kitabın konusu kocasını aldatan kadınlarla, karısını aldatan kocaların duygusal çatışma ve savunmalarıydı. Bana nasıl hikayeler bulunduğunu sordu. Ben de bir kaç hikayeden kısaca bahsettim. Beni saygıyla dinledi. ben bitirdikten sonra açtı ağzını, yumdu gözünü. Tüm sevmediği komşularının, sevmediği uzak akrabalarının kirli çamaşırlarını ortaya döküverdi. Benim kitap okumamda hayal oldu tabi.
Ama şunuda itiraf etmeden geçemem; o kadar tatlı bir ses tonu ve o kadar etkili konuşması vardı ki, beş saat kitabın eksikliğini hiç hissettirmedi. Bundaki en büyük etken samimi olmasıydı.
Hiç unutamam herhalde ne o otabüs yolcuğunu ne de o tatlı ve aynızamandada dedikoducu yol arkadaşınmı.

|
Yorumlar |

|
|